Bu arada dizinin yapımcısı Pana Film yaptığı bir açıklama ile Sabah gazetesinin başlattığı kampanyayı kınadığını belirterek, tepkilere yanıt verdi.
İşte Pana Film’in açıklaması…
Sabah gazetesinin, 30 milyon insanımızın heyecanla beklediği Kurtlar Vadisi Terör dizisine karşı yürüttüğü çirkin kampanyayı kınıyoruz.
Bu sansürcü ve iftiracı zihniyetin altında ne tür hesapların yattığını, Türkiye’nin konuşulması istenmeyen gerçeklerini birer birer anlatmış olan Kurtlar Vadisi dizisi takipçileri zaten biliyor.
70 milyonluk ülkede 100 kişilik bir istatistiği sürmanşet yapanlar, aynı nedenlerle, Abdullah Öcalan posterlerinin açıldığı kongreyi, 22. sayfada kısa bir haber olarak değerlendiriyorlar.
Kurtlar Vadisi Terör dizisi, teröre yüksek sesle “hayır” diyenlerin, bu ülkenin sonsuza kadar birlik ve beraberlik içinde yaşamasını isteyenlerin, buluşacağı bir adres olacaktır.
February 9th, 2007
Polat Alemdar, kendisinden yardım isteyen bir annenin gözyaşlarına kayıtsız kalamaz. Bir evladı askerde şehit olan, diğerini dağda teröristler arasında yitiren annenin hikayesi, 30 yıllık bir yangının hikayesidir. Ömer Baba’nın da deyişiyle, her yangında olduğu gibi bu terör yangınında da bir tek analar çocuklarının derdine düşmüştür. Bu yangın elbet bir gün sönecektir. Hiçbir şeyle değilse, anaların gözünden akan yaşla sönecektir. Vadi; teröre karşı kayıtsız olanlar ve terörden beslenenlerle, “Terörle yaşamak istemiyorum” diye haykıranlar arasında kıyasıya bir mücadeleye gebedir… Polat Alemdar ve arkadaşları, yine kendilerini, bu karanlık ve puslu vadinin ortasında bulur. Artık Vadi; teröre yüksek sesle “hayır” diyenlerin buluşacağı bir yerdir
February 9th, 2007
Kurtlar Vadisi Terör, bu gece başlıyor. Tüm zamanların reyting rekortmeni dizi bu kez bambaşka bir konuyu, terörü masaya yatırıyor. Dizinin yapımcılarından ve senaristlerinden Bahadır
Özdener, ayrımcılık yapacağı iddia edilen dizinin sadece terör yanlılarını ve karşıtlarını ayıracağını söylüyor
“Eyvah bu dizi terörü anlatacak diye” kampanya başlatanlar bile var. Hakikaten korkulacak bir şey var mı? Neyi anlatacak bu dizi?
Bu dizi, bu topraklarda yaşayan hiç bir vatandaşı birbirinden ayırmıyor, ayrımcılık yapmıyor. Hiçbir kültürle dalga geçmiyor, hiçbir değere saldırmıyor. Kurtlar Vadisi Terör, teröre dur diyen, bilinçlendiren, itidal ve akla davet eden bir dizi. İlle de bir ayrım yapacaksa bu dizi, teröre karşı çıkanları ve terörden yana olanları ayıracak. Dizide göreceğiniz tek ayrım budur. Olayların arkasını anlatıyor olmamız birilerini rahatsız etti herhalde. Vadi’yle yatıp, Vadi’yle kalkıyorlar. Biz onların telaşını anlıyoruz. Terörün gözüken tarafını değil, gözükmeyen tarafını anlatmaya çalışacağız. Bu ülkede Türk-Kürt kardeştir. Biz böyle biliyoruz. Birileri bir kavga çıkardı ve bu ateşi söndürmemek için ha bire körüklüyor. Ezilenler ise bu ülkede yaşanan Türk ve Kürt ve diğer etnik kökenli insanlar. Artık oyuna gelmemek için gerçekleri deşifre etmek mecburiyetindeyiz. İnsanı anlatan her hikayede olduğu gibi bu hikayede de seyircinin ilgisini çekecek, empati kuracağı çok şey var. Özellikle anneler ve kadınlar için. Asıl acıyı çeken anneler. Büyük çoğunlukla annelerin seyredeceğini düşündüğümüz bir iş olacak Kurtlar Vadisi Terör.
Herkes kendi işine baksın
RTÜK’e şikayetler olduğuna ilişkin haberler geliyor. Dizinin yayınının durmasını isteyenler var…
Evet, 100 kişi şikayetçi olmuş. Sonra 690 dediler. Bize de her gün binlerce destek maili geliyor. Bu dizinin rating rakamları gösteriyor ki, ülkenin yarısı Kurtlar Vadisi’nin izleyicisi. Rakamlar yeterince açık konuşuyor, değil mi? Türkiye’nin yarısının bedavaya izlediği bir şeyi kim hangi hakla geri alabilir ki? Burada Kurtlar Vadisi ile ilgili menfi anlamda yürütülen bir kampanya var. Özellikle belli kesim tarafından yürütüldüğünü görüyoruz. Bir gazetenin işi rakip kanalda olan bir dizinin doğrularını ya da yanlışlarını söylemek değil. Herkes kendi doğrularına ve yanlışlarına bakmalı. Özellikle Hrant Dink cinayetiyle ilgili yaptıkları on haberden dokuzunun yalanlanmasının utancını içlerine sindiren insanlar, tabii ki de bizimle ilgili iftira kampanyasını da sürdürecekler.
Peki ama medyanın hiç sorumluluğu yok mu? Sadece izleyici beğenisi mi referans olmalı?
Medya ne yayınlayacağı konusunda tabii ki bir toplumsal sorumluluk taşımalı. Sadece Türkiye değil, bütün dünya, 50 yıldır medyanın sorumluluk sahibi olması gerektiğini tartışıyor. Ama sorumluluk duymanın rotasını yasaklarla çizmek gibi bir yanlışa giriliyor. Demokratik bir toplumda “bunlar bunlar televizyonda olmasın” diyemezsiniz. Bunları bunları yayınlarken şöyle şöyle uyarılar, düzenlemeler yapalım diyebilirsiniz. Ayrıca da medyayı bir bütün olarak değerlendirmek lazım, biz televizyon dizi yapımcıları her hafta denetime tabi tutuluyoruz. Dizimiz kanalda yayınlanıyor, kanalın denetimine tabi tutuluyor. Sonra da RTÜK tarafından denetime tabi tutuluyor, uzmanlar kurulu inceliyor ve bir fikir beyan ediyorlar veya etmiyorlar. Bizden başka hangi medya, kitle iletişim aracı böyle katı bir denetime tabi oluyor? Ben bunlar olsun demiyorum, herkes fikirlerini özgür bir şekilde dile getirsin yasalar çerçevesinde.
Kurtlar Vadisi sadece bir dizi
Kurtlar Vadisi’nin ilk serisi bir mahkeme sahnesiyle bitti. Polat ve adamları beraat ettiler. Bu final çok tartışıldı, ne diyorsunuz?
BEN bir dizideki bir sahneye bu kadar tepki gösteren herkesi itidale davet ediyorum. Kurtlar Vadisi bir dizi. Sinema da televizyon dizileri de zaman zaman kurgusal olmanın özelliklerinden yararlanarak izleyicide çeşitli duygular yaratırlar. Bu duygu yaratılabilirse işiniz sağlam demektir. Biz bu duyguyu yaratabildik. Ama abartmanın da alemi yok. Türkiye’de Mahir Kaynak mahkemece yargılandı ve serbest bırakıldı. Nedeni çok basit, bir devlet görevlisiydi.
Biz var olan uru gösterdik
Peki o zaman niye yapıldı bu eleştiriler? Kurtlar Vadisi kurban mı seçildi demek istiyorsunuz?
BUNU bilinçli buluyorum. Ama güneş balçıkla sıvanmıyor. Tarih boyunca iyi bir şey yapmaya çalışan insanlar hep suçlandılar. Bu haksızlıktır, iftiradır. Biz bir ur, bir hastalık gösterdik insanlara. hastalığa sevketmedik. Demek ki, mafyadan ve terörden nemalanan birilerinin nasırına bastık.
Dizi en çok şiddetin yayılmasına neden olduğu iddialarıyla eleştirildi. Buna cevabınız nedir?
TABİİ ki bu eleştiriyi reddetmektir cevabım. Şimdi zaten sinema yapan bir insanın, yazan, üreten bir insanın niyeti şiddeti körüklemek olabilir mi? Bu dizi bir şiddet dizisi değil. Ben bu diziyi izleyen hiç kimsenin böyle bir iddiada bulunacağına inanmıyorum. Maalesef güzel memleketimiz, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanların seslerinin çokça duyurulduğu bir yer. Kurtlar Vadisi’ni izleyen hiç kimse Ömer Baba karakterini görmezden gelemez. Dizinin ana karakterlerinden biridir ve bu topraklara özgü sabrı ve hoşgürüyü simgeler. Nazife Anne de öyle. Ki bu iki isim Polat’ı da yetiştiren insanlardır.
YARIN: MAYIN TARLASINA DALMAK
ELİF AKTUĞ
February 9th, 2007
Sevgili ziyaretçilerimiz Şubat ayında show tv de başlıyacak Kurtlar Vadisi Terör Dizisi Ne gibi Öğeler içermeli hangi konulara daha çok değinmeli bize hangi gerçekleri göstermeli ve Kurtlar Vadisi Terör Dizinin nasıl sonuçlanmalı…
Aşağıdaki yorum bolumune herkes kendi senrayosunu yazabilir…
herkes Kurtlar Vadisi Terör Dizisi nde neleri görmek istediğini yazabilir….
Yazılarını bekliyoruz…..
not: Yazılarınız Onaylandıktan sonra yayınlanacaktır…
January 16th, 2007